Yaşlılarda İlaç Kullanımı: Nelere Dikkat Edilmelidir?
Yaşlanma süreciyle birlikte kronik hastalıkların sayısı artmakta ve buna bağlı olarak kullanılan ilaç sayısı da yükselmektedir. Altmış beş yaş üstü bireylerin büyük çoğunluğu en az bir kronik hastalık nedeniyle düzenli ilaç kullanmakta, önemli bir kısmı ise beş veya daha fazla ilacı eşzamanlı olarak almaktadır. Polifarmasi olarak adlandırılan bu çoklu ilaç kullanımı, yaşlı bireylerde ilaç etkileşimleri, yan etkiler ve ilaç hataları riskini dramatik şekilde artırmaktadır. Yaşlanmayla birlikte vücudun ilaçları metabolize etme ve atma kapasitesi değiştiğinden, yaşlılarda ilaç yönetimi özel dikkat ve bilgi gerektiren bir konudur.
Yaşlanmanın Farmakokinetik Üzerine Etkileri
Yaşlanma, ilaçların vücuttaki emilim, dağılım, metabolizma ve atılım süreçlerini önemli ölçüde etkiler. Mide asit salgısının azalması ve gastrointestinal motilitenin yavaşlaması bazı ilaçların emilimini değiştirebilir. Vücut su oranının azalması ve yağ oranının artması ilaçların dağılım hacmini etkileyerek suda çözünen ilaçların kan düzeylerinin yükselmesine, yağda çözünenlerin ise vücutta birikmesine neden olabilir.
Karaciğer kütlesinin ve kan akımının azalması ilaç metabolizmasını yavaşlatır. Sitokrom P450 enzim sisteminin aktivitesi düşer ve ilk geçiş metabolizması azalır. Bu durum bazı ilaçların kan düzeylerinin beklenenden yüksek olmasına ve yan etki riskinin artmasına neden olur. Böbrek fonksiyonlarının yaşla birlikte kademeli olarak azalması da böbrekten atılan ilaçların vücutta birikmesine yol açabilir. Glomerüler filtrasyon hızı her on yılda yaklaşık yüzde on oranında düşmektedir.
Polifarmasinin Riskleri
Çoklu ilaç kullanımı yaşlı bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Beş veya daha fazla ilaç kullanan hastalarda advers ilaç reaksiyonu riski belirgin şekilde artmaktadır. Her yeni eklenen ilaçla birlikte etkileşim olasılığı katlanarak yükselir. Araştırmalar yaşlı hastaların hastaneye yatışlarının önemli bir bölümünün ilaçla ilişkili sorunlardan kaynaklandığını göstermektedir.
İlaç kaskadı olarak bilinen durum polifarmasinin önemli bir sonucudur. Bir ilacın yan etkisi yeni bir hastalık belirtisi olarak yorumlanarak ikinci bir ilaç eklenir, bu ilaç da kendi yan etkilerini oluşturarak üçüncü bir ilacı gerektirir. Bu kısır döngü ilaç sayısının giderek artmasına ve hastanın gerçek sorununun maskelenmesine neden olabilir. Düzenli ilaç gözden geçirmesi bu döngünün kırılmasında temel bir adımdır.
Düşme riski yaşlılarda polifarmasinin en tehlikeli sonuçlarından biridir. Sedatifler, antihipertansifler, antidepresanlar ve antihistaminikler dahil pek çok ilaç grubu sersemlik, baş dönmesi ve denge bozukluğuna neden olarak düşme riskini artırır. Yaşlılarda düşmeler kalça kırığı başta olmak üzere ciddi yaralanmalara, uzun süreli yatağa bağımlılığa ve hatta ölüme yol açabilmektedir.
Uygunsuz İlaç Kullanımı
Yaşlılarda potansiyel olarak uygunsuz ilaçlar konusunda çeşitli kılavuzlar geliştirilmiştir. Beers kriterleri ve STOPP/START kriterleri yaşlılarda kaçınılması gereken veya dikkatle kullanılması gereken ilaçları listeleyen referans kaynaklarıdır. Uzun etkili benzodiazepinler, birinci kuşak antihistaminikler, uzun süreli proton pompa inhibitörleri ve antikolinerjik etkili ilaçlar yaşlılarda sıkça karşılaşılan uygunsuz ilaç örnekleridir.
Antikolinerjik yük kavramı yaşlı hastaların ilaç değerlendirmesinde giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Pek çok ilaç farklı derecelerde antikolinerjik etki göstermekte ve bu etkiler toplandığında ağız kuruluğu, kabızlık, idrar retansiyonu, bulanık görme, taşikardi ve kognitif bozulma gibi belirtilere neden olabilmektedir. Yüksek antikolinerjik yük uzun vadede demans riskini artırabilir.
İlaç Uyumunun Sağlanması
Yaşlı bireylerde ilaç uyumsuzluğu yaygın bir sorundur ve tedavi başarısızlığının önemli nedenlerinden biridir. Unutkanlık, karmaşık ilaç rejimleri, yan etkilerden kaçınma isteği, maliyet endişeleri ve hastalık hakkında yetersiz bilgilendirme ilaç uyumsuzluğunun başlıca nedenleri arasındadır. Hastaların yaklaşık yarısının kronik ilaçlarını önerildiği şekilde kullanmadığı tahmin edilmektedir.
İlaç uyumunu artırmak için çeşitli stratejiler uygulanabilir. İlaç rejiminin mümkün olduğunca basitleştirilmesi, günde tek doz formülasyonların tercih edilmesi ve ilaç sayısının minimumda tutulması temel yaklaşımlardır. Haftalık ilaç kutuları organize olmayı kolaylaştırır. Bakım veren kişilerin veya aile üyelerinin ilaç yönetimine dahil edilmesi özellikle kognitif bozukluğu olan hastalarda faydalıdır.
İlaç bilgilendirmesinin hastanın anlayabileceği düzeyde yapılması uyumu artıran önemli bir faktördür. İlacın ne için kullanıldığı, nasıl alınması gerektiği, olası yan etkileri ve ne zaman doktora başvurulması gerektiği açık ve anlaşılır bir dille anlatılmalıdır. Yazılı talimatların büyük puntolu ve okunaklı olması görme sorunları olan yaşlı hastalar için kolaylık sağlamaktadır.
İlaç Gözden Geçirmesi
Düzenli ilaç gözden geçirmesi yaşlılarda güvenli ilaç kullanımının temel taşlarından biridir. Geriatri uzmanları, aile hekimleri veya klinik eczacılar tarafından yapılabilen bu değerlendirmede her ilacın hala gerekli olup olmadığı, dozu uygun mu, etkileşim riski var mı ve daha güvenli alternatifleri mevcut mu sorgulanır. En az altı ayda bir yapılan sistematik değerlendirmeler gereksiz ilaçların azaltılmasını ve tedavinin optimize edilmesini sağlamaktadır.
İlaç azaltma süreci dikkatli ve kademeli bir şekilde yürütülmelidir. Uzun süredir kullanılan bazı ilaçların aniden kesilmesi yoksunluk belirtilerine veya rebound etkilerine neden olabilir. Beta blokerler, kortikosteroidler, benzodiazepinler ve antidepresanlar kademeli azaltma gerektiren ilaç gruplarındandır. Her ilaç değişikliği sonrası hastanın yakın takibi esastır.
Pratik Öneriler
Yaşlı bireylerin ve bakım verenlerinin ilaç güvenliğini sağlamak için bazı pratik adımları uygulaması önerilmektedir. Tüm ilaçların güncel bir listesinin tutulması ve her doktor ziyaretine bu listenin götürülmesi etkileşim riskinin değerlendirilmesinde önemlidir. Bu listeye reçetesiz ilaçlar, bitkisel ürünler ve vitamin takviyeleri de dahil edilmelidir.
İlaçların doğru saklanması da güvenli kullanımın bir parçasıdır. Nem, ısı ve ışıktan korunmalı, çocukların erişemeyeceği yerlerde tutulmalıdır. Son kullanma tarihi geçen ilaçlar eczanelere teslim edilerek uygun şekilde imha edilmelidir. Farklı ilaçların aynı kutuya konulmaması, her ilacın kendi ambalajında saklanması karışıklığı önler.
Herhangi bir yeni belirti ortaya çıktığında bunun bir ilaç yan etkisi olabileceği akla getirilmelidir. Özellikle yeni bir ilaç başlandıktan sonraki ilk birkaç hafta içinde gelişen semptomlar ilaçla ilişkili olabilir. Sersemlik, düşme, konfüzyon, iştahsızlık, bulantı ve döküntü gibi belirtiler doktora bildirilmelidir. Yaşlı bireylerin sağlık okuryazarlığının artırılması, ilaç yönetimi konusunda bilinçlendirilmeleri ve sağlık profesyonelleriyle etkin iletişim kurmaları güvenli ilaç kullanımının temelini oluşturmaktadır.